Yurt Disi Emeklilik ve SSK BILGI BAGKUR Uzmani
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

H U K U K B Ü R O M U Z

IS VE SOSYAL GÜVENLIK HUKUKU
YURT DISI EMEKLILIK
TENFIZ ( Tanima )
GAYRIMENKUL
KIRA - TAHLIYE
ISÇI ALACAKLARI
SIRKET

DAVALARINIZ IÇIN 
HUKUK BÜROMUZU
ARAYINIZ.
 
Av.Nesat DINER
0232 / 446 34 48
0232 / 483 30 09
0544 / 483 30 09
0532 / 392 25 62

BIR ILKI BASARDIK

Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani Fuat TÜTÜNCÜOGLU'nun
Degerli müsterileri artik isleri ile ilgili ( Mahkeme ve Emeklilik durumlarini ) 
telefon ve mail ile degil Hazirlanmakta olan
yurtdisiemeklilikuzmani.
com
sitemize girerek,verilecek olan sifre ile kendileri görebilecektir.
Bu ... ! Sosyal Güvenlik Alaninda TÜRKIYEDE BIR ILK olacaktir.
Bizlere güvenen Tüm Yurttaslarimiza,Dostlarimiza Tesekkür ederim.
 
Saygilarimla
 
Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani
 
0232/4463448-4833009
www.fuattutuncuoglu.com

FUAT TÜTÜNCÜOGLU

FUAT TÜTÜNCÜOGLU
YÖNETIMINDE OKUL TADINDA
BIRE BIR UYGULAMALI EGITIM
2021 YILI SOSYAL GÜVENLIK
UZMANLARININ
YILI OLACAK

EN ÇOK OKUNANLAR

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BUGÜN

VERGI CEZALARI DAVALARI

VERGI CEZALARI DAVALARI

Tarih 23 Ocak 2010, 17:09 Editör FUAT TÜTÜNCÜOGLU

VUK 355/1 DAVA DILEKÇESI

 

 

Aydin 22/01/2010

 

VERGI MAHKEMESI SAYIN

BASKANLIGINA

 

                                 A Y D I N

 

DAVACI                    ::1 Merkez / AYDIN

 

VERGI KIMLIK NO           : *

 

DAVALI                                : **

 

DAVA KONUSU VERGI CEZASININ

 

TÜRÜ                                       : USULSÜZLÜK ( USCZ )  ve ÖZEL USULSÜZLÜK  

                                                    CEZASI (ÖUCZ)

USCZ MIKTARI                     :   *

ÖUCZ MIKTARI                    :  *

DÖNEMI                                 :  *

 

DAVA KONUSU IHBARNAMELERIN

 

TEBLIG TARIHI                    : 22/12/2009

 

USCZ IHBARNAMELERI SIRA NUMARALARI (16 Adet ) : ***************

 

ÖUCZ IHBARNAMELERI SIRA NUMARALARI ( 18 Adet ) : ***********

 

DAVA KONUSU                  : 2009 yilina ait Yillik Gelir ve Katma Deger Vergisi Beyannameleri  Sirketin Tasfiye Halinde ve Gayri faal olmasi sebebiyle sehven kanuni süresinde beyan edilememistir. Kanuni süresinden sonra VUK’nun 371. maddesindeki pismanlik ve islah hükümlerince ve elektronik ortamda beyan edilmek istenmis ise de   ,       e-beyanname sisteminin, hatali programlanmis oldugunu, sistemin, yasaya ve yerlesmis içtihatlara aykiri bir uygulamayla, ödemesi olmayan beyannamelerde pismanlikla beyanname kabul  etmedigini, pismanlik seçenegini isaretledigimde bunu reddettigini gördüm.

 

 

Davali idare, daha sonra hakkimizda, USULSÜZLÜK ve ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI uyguladi.

Asagida açikladigim nedenlerle, hakkimda uygulanan ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASIna iliskin ceza ihbarnamesinin iptali ve cezanin terkini talebimden ibarettir.

 

OLAYLAR:

Asagida açikladigim hukuksal nedenlerle, hukuka aykiri oldugunu düsündügüm olay dava konusu yapilmistir.

 

HUKUKSAL NEDENLER:

 01. PISMANLIKLA VERILEN BEYANNAMEYE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI UYGULANAMAZ:

213 sayili Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesindeki pismanlik ve islah hükümleri halen yürürlülüktedir.

 

213 sayili Vergi Usul Kanunu’nun yetki yan baslikli  mükerrer 257. maddesinin 6. bendi sonuna 5398 sayili Kanunun 23. maddesiyle eklenen fikra ile (5398 sayili Kanunun 23'üncü maddesiyle eklenen fikra Yürürlük; 21.07.2005)Kanuni süresi geçtikten sonra kendiliginden veya pismanlik talepli olarak verilen beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda düzenlenen tahakkuk fisi ve/veya ihbarnameler mükellef, vergi sorumlusu veya bunlarin elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdigi gerçek veya tüzel kisiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti tahakkuk fisi ve/veya ihbarnamenin muhatabina tebligi yerine geçer.” hükmü ile pismanlikla verilen beyannameler de e@beyanname uygulamasi kapsamina alinmistir.

 

Yine, özellikle isleme uygulanan cezalari düzenleyen 213 sayili Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi ise aynen;

“(4369 sayili Kanunun 13 üncü maddesiyle degisen madde) Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci madde uyarinca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil); 1. Birinci sinif tüccarlar ile serbest meslek erbabi hakkinda 100.000.000 lira, (378 Sira No.lu V.U.K Genel Tebligi ile 1.1.2008'den itibaren 1.490-YTL)  2. Ikinci sinif tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazanci basit usulde tespit edilenler hakkinda 50.000.000 lira, (378 Sira No.lu V.U.K Genel Tebligi ile 1.1.2008'den itibaren 680 -YTL)  3. Yukaridaki bentlerde yazili bulunanlar disinda kalanlar hakkinda 25.000.000 lira, (378 Sira No.lu V.U.K Genel Tebligi ile 1.1.2008'den itibaren 320 -YTL)  Özel usulsüzlük cezasi kesilir. Bu hükmün uygulanmasi için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapilacak tebliglerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yaniltici bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazi için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarinda Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasi cihetine gidileceginin ilgililere yazili olarak bildirilmesi sarttir. Özel usulsüzlük cezasi kesilmesine ragmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri teblig olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarida yazili özel usulsüzlük cezalari bir kat artirilarak uygulanir.

 

 (5228 sayili Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen fikra) Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumlari veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluguna uymayan mükelleflerden her birine, her bir islem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere isleme konu tutarin % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezasi kesilir. Bu sekilde ceza kesilen mükellefler hakkinda üçüncü fikra hükmü uygulanmaz.

(5398 sayili Kanunun 23'üncü maddesiyle eklenen fikra Yürürlük; 21.07.2005) Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmamasi halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezasi, beyannamenin kanuni süresinin sonundan baslayarak elektronik ortamda 15 gün içinde verilmesi halinde 1/4 oraninda, bu sürenin dolmasini takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise 1/2 oraninda uygulanir.” Hükmündedir.

 

Yasal düzenlemeler böyle iken ve hiçbirinde de pismanlikla ve elektronik ortamda verilmesi gereken beyannameler için özel usulsüzlük cezasi kesilecegi yolunda yasa koyucunun bir düzenlemesi bulanmadan kesilen ceza, davali idarenin, görev yani fonksiyon bakimindan yetki gaspidir. Davali idarece yetkisiz kesilen cezanin iptali gerekir.

 

Ayrica :

 

Genel Tebligler, idarenin yasa hükümleri hakkindaki yorumlarini genele duyurmak  için kullanabilecegi belgelerdir. Genel tebliglerle yasada olmayan yöntemler ve cezalar ihdas edilemez. Yasa ile getirilmis olan “Bu hükmün uygulanmasi için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapilacak tebliglerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yaniltici bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazi için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarinda Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasi cihetine gidileceginin ilgililere yazili olarak bildirilmesi sarttir.“ hükmündeki bildirimi, idare, “ben bu bildirimi teblig ile yaptim” biçiminde yorumlayamaz..

 

Özellikle 213 sayili Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinin 1. fikrasinda böyle bir hüküm olmadigi gibi, bilgi ve defter belge ibrazina iliskin olup, beyannamelerle ile ilgili degildir. Maddenin (5398 sayili Kanunun 23'üncü maddesiyle eklenen fikra Yürürlük; 21.07.2005) sonuna eklenen fikra ile de kanuni süresinden sonra elektronik ortamda verilmeyen beyannamelerle ilgili bir düzenlemedir.

 

Oysa davali idare ekte tam metnini sundugum 63 sira nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligin ikinci paragrafinda ;

Buna göre, pismanlik ve islâh hükmüne müsteniden verilen beyannamenin vaktinde verilmis sayilmasi gerekmektedir. Bu itibarla mükelleflerin Vergi Kanunlarinda yazili beyanname verme süresiyle ek sürenin geçmesinden sonra Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesi hükmüne göre vaki pismanlik ve islâh taleplerinin kabulü halinde re'sen takdir ve usulsüzlük hükümlerinin uygulanmamasi ve tahakkuk fisiyle tarh ve tahakkuk ettirilecek vergiye, yalniz anilan maddeye göre hesaplanacak % 2 zam uygulanmasiyla iktifa olunmasi icabetmektedir.

 

Bu düzenlemeler, VUK’nun 371. maddesince pismanlik hükümleri uyarinca verilen kanuni süresinden sonra verilen beyannameler için de uygulanmasi ayni zamanda davali idarenin yetkisini saptirmasidir.

 

Dava konusu ihbarnamenin yetki gaspi nedeniyle iptali gerekir.

 

02. E-BEYANNAME PROGRAMI HATALIDIR: E-Beyanname programi hem yasal düzenlemeye aykiridir. Ve hem de teknik olarak programi kullananlara bir ön açiklama yapmamaktadir. En azindan program da kullaniciya örnek “demo” olarak, hangi tusla veya ve/veya hangi bölümün isaretlenmesi ile hangi cezalarla karsilasacagi açiklanmamaktadir. Bu da islemi yapanlarca cezalarda belirsizlik gibi, ceza hukukuna aykiri bir islemle karsilasma zorunlulugu dayatilmaktadir. Oysa, bilindigi üzere, VUK’nun c) Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257 nci madde hükmüne uymayanlar için ceza baslikli mükerrer 355. maddesinin 1. fikrasi bilgi verme ve ibraz ödevinin yerine getirilmemesi fiiline iliskindir. Bizim bu fiille bir iliskimiz yoktur. Bu fikra, beyannamemizi kanuni süresinden sonra pismanlikla ve elektronik ortamda vermememizin cezasinin yasal dayanagi degildir.

 

VUK’nun 118/3. maddesinde tanimlanan mevzuda hata yapilmistir.

Hukuksal olarak sekle aykirilik olusturan islem nedeniyle kesilen cezanin iptali gerekir.

 

Anilan madde de cezanin kesilebilmesi için:
01.   bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesi için yazilan yaziya tayin olunan sürede  cevap verilmemesi,
02.   eksik veya yaniltici bilgi verilmesi,
03.   defter ve belge ibrazi için tayin olunan süre ile,
04.   defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi

durumunda haklarinda Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasi cihetine gidileceginin ilgililere yazili olarak bildirilmesi sarti aranmistir.

Ve bu kosullara uyulmamistir.

 

Bu durumda da, davali idarece istenilmesine ragmen verilmeyen bir bilgi söz konusu degildir.


Kesilen Özel Usulsüzlük Cezasi neden yönünden hukuka aykiri oldugundan terkini gerekir.

 

 

03. IRADI BEYAN SISTEMINE AYKIRIDIR: 213 Sayili VUK’nun 25. Maddesine göre Vergi sistemimizde “Iradi Beyan” sistemi benimsenmistir. Ayni anlamda, Gelir Vergisi Kanunun 83. maddesi Hilafina hüküm olmadikça, Gelir Vergisi mükellefin veya vergi sorumlusunun beyani üzerine tarh olunur.hükmündedir. Sistemin geregi olarak hiç kimse, hiçbir neden ile kendi iradesine ipotek koyacak kayit ve kosullarla beyanname vermekten alikonulamaz. Verginin iradi beyan sistemini internet vb. yollarla sinirlamak mümkün ve dogru degildir. Teblig vb. idari düzenlemeler ile beyan sistemini ve esaslari ile usulleri degistirilemez. Elektronik ortamda veya diger adiyla internet yoluyla beyanname vermeye zorlamak iradi beyan sistemine engeller çikarmaktir. Her mükellef ille de internetten beyanname vereceksin diyerek sanal ortama zorlanamaz. Üstelik beyannameleri vermek için davali idare ile sözlesme yapmaya zorlanmak gibi bir gariplik hukuk ile bagdasmaz. Çünkü sözlesme özgür iradeler ile taraflar arasinda gerçeklesebilir. Oysa davali idare yalnizca kendisinin tek tarafli olarak belirledigi matbu “sözlesme” ile beyanname vermenin önünde yasadan aldigi bir yetkisi olmamasina ragmen engel koymaya çalismaktadir. Hele hele ülkemizde de internet (bilisim) hukukunun henüz yerlesmedigi ve halen tartisilmaya devam ettigi kosullarda mükelleflerin en temel ödevini internetten vermeye zorlamanin hem toplumsal ve hem hukuksal ve de hem de kanuni dayanaklari yeterince olgunlastirilmadan idari düzenlemeler denilen alt ve yardimci unsurlarla, temel hukuksal unsurlar degistirilemez ve yerine geçirilemez.

 

Ayrica, VUK’nun 371. maddesi ise, halen yürürlülüktedir ve bir baska yasa ile kaldirilmamistir.

Kanunun bu açik hükmünü idarenin bazi tebliglerle kaldirilmasi mümkün degildir.

04. SUÇTA VE CEZADA KANUNILIK ILKESINE AYKIRIDIR: Suç ve cezalarin kanuniligi ilkesi Anayasanin 38. maddesinde Suç ve cezalara iliskin esaslar basligi ile tanimlanmis ve Türk Ceza Kanunun 2. maddesi ile de SUÇTA VE CEZADA KANUNILIK ILKESI düzenlenmistir.

 

“ Madde 2 - (1) Kanunun açikça suç saymadigi bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazili cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden baska bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

    (2) Idarenin düzenleyici islemleriyle suç ve ceza konulamaz.

    (3) Kanunlarin suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasinda kiyas yapilamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kiyasa yol açacak biçimde genis yorumlanamaz.

 

Bu evrensel hukuk ilkesi açisindan “suç ve cezalarinin ancak kanunla belirlenecegi”, “Idari kararla suç ihdasinin mümkün bulunmadigi” kurallarinin kabulüdür.

Vergi hukuku açisindan da, vergilerin yasalligi ilkesi benimsenmis ve 73. maddenin 3. fikrasinda su hüküm yer almistir: «Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, degistirilir veya kaldirilir». Anayasanin bu maddesine göre, vergide kanuniligin, daha genel bir nitelendirme ile vergilendirme yetkisinin ana kaynagi “Ulus egemenligi”dir.

 

Anayasada, bir vatandaslik görevi olarak kabul edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin yasayla konulmasinin, degistirilmesinin veya kaldirilmasinin öngörülmesi, mali yükümlerin yalnizca yasayla konulabilecegi ve yasanin hiçbir sekilde bu konuda yürütme organini ve idareyi yetkili kilamayacagi anlamindadir.

 

Özel usulsüzlük cezalarinin esas niteligi vergi kayip ve kaçagina yol açacak suçlarin zamaninda önlenmesi amaciyla getirilmistir. Beyannamemizi posta ile göndermek ile internetten göndermenin arasinda özel usulsüzlük cezasini gerektiren bir hukuksal neden göremiyoruz.

 

Idari kuruluslara yasama yetkisinin devri anlamina gelecek bir yetki ve görev yasa ile de olsa verilemez. Yasalarla idari kuruluslara taninan düzenleme yetkisi Anayasanin 124. maddesinde belirlenen kapsam ve sinirlari asamaz. Yasada öngörülmemis bazi konularin idari kararla kanun kapsamina alinmasi Anayasanin 38. maddesinde açiklanan suç ve cezalara iliskin kurallarla bagdasmaz.


Davali idarece dava konusu olayda “cezalarda kanunilik ilkesi”ne uyulmamistir.


Ceza hukukumuzun temel ilkesi olan kanunsuz suç ve ceza olamayacagi evrensel ilkesi, vergi ceza hukukumuzun da temel ilkesidir.


VUK’nun Mükerrer 355/1. maddesinde hangi bilgilerin verilmediginde, hangi cezanin uygulanacagi tek tek sayilmistir. Ayrica yukarida da degindigimiz üzere, yaziyla istenmesine ragmen bilginin verilmemesi üzerine ceza kesilecegi düzenlenmistir.

 

Düzenlemede beyannamelerin geç verilmesi gibi bir suç ve ceza yer almamaktadir.

 

Anayasa’nin ilgili hükmü açiktir: “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, degistirilir veya kaldirilir.” 

 

Yine, “Kanunun açikça suç saymadigi bir fiil için kimseye ceza verilemez, kanunda yazili cezalardan baska bir cezaya hükmolunamaz, idarenin düzenleyici islemleriyle suç ve ceza konulamaz.”

 

Kisaca, Maliye Bakanligi açikça yasalarin kendisine verdigi “usul ve esaslari belirleme yetkisini”  ceza belirleme yetkisi olarak kullanamaz. Teblig ve/veya sirkülerle veya e-beyanname sistemi programiyla  ceza koyamaz. 

 

Genel Tebligler, idarenin yasa hükümleri hakkindaki yorumlarini genele duyurmak  için kullanabilecegi belgelerdir. Genel tebliglerle yasada olmayan yöntemler ve cezalar ihdas edilemez. Yasa ile getirilmis olan “Bu hükmün uygulanmasi için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapilacak tebliglerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yaniltici bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazi için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarinda Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasi cihetine gidileceginin ilgililere yazili olarak bildirilmesi sarttir.“ hükmündeki bildirimi, idare, “ben bu bildirimi teblig ile yaptim” biçiminde yorumlayamaz..

 

05.ULUSLARARASI HUKUKA DA AYKIRIDIR : Üstelik bu durum, ayni zamanda, bizim de taraf oldugumuz bilgilerin açiklanmasi ile ilgili temel kurallarin yer aldigi 108 sayili “Kisisel Nitelikli Verilerin Otomatik Isleme Tabi Tutulmasi Karsisinda Bireylerin Korunmasi Hakkinda Sözlesme” hükümlerini de aykiridir.

 

HUKUKI DAYANAKLARIMIZ     

 1. Danistay 4.ncü Dairesinin 17.12.1996 gün ve E.1996/2603,K.1996/5672 Sayili kararinda;   ” Bakanlikça devamli bilgi verme kapsaminda yapilan düzenlemeye uymamanin özel usulsüzlük cezasi kesilmesini gerektiren bir fiil olmadigi hakkinda. “

2. VUK.3/B, 352/7 ve mükerer 355.maddenin konulus amaci.

4. Maliye Bakanliginin 19.09.2001 gün ve B.07.0.GEL.1.32/3205 - 18/49205 sayili Özelgesi.

5. Genel hukuk kurallari.

 

 

SONUÇ VE ISTEM :

 

Yukaridan beri açiklamaya çalistigim olaylar üzerine, yetki, sekil, maddi ve hukuki nedenlerle açikça hukuka aykiri ceza kesme isleminin iptali gerekir.

 

Mesnetsiz ve Hukuka aykiri olarak kesilen cezalarin kaldirilmasi arz ve talebimizdir.

Dava konusu olan ve 213 sayili VUK’nun 352. maddesine göre kesilen 1.012,50.- TL usulsüzlük cezasinin ve mükerrer 355. Maddesine göre kesilen 26.740,oo TL Özel Usulsüzlük cezasinin kaldirilmasi kararinin verilmesini ve 213 sayili VUK’nun 352 ve Mükerrer 355. Maddesine göre adima kesilen özel usulsüzlük cezasinin terkinine ve dava giderlerinin davali idareye yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.22/01/2010

 

 

 

 

******************

 

 

 

 

 

 

 

EKLER:

1-      **Adet USCZ Ihbarname fotokopisi

2-      ** Adet ÖUCZ Ihbarname fotokopisi

3-      63 sira nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi

4-      Danistay Kararlari

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dairesi

Karar Yili

Karar No

Esas Yili

Esas No

Karar Tarihi

DÖRDÜNCÜ DAIRE

1996

5672

1996

2603

17/12/1996

KARAR METNI

 

KANUNDA ÖNGÖRÜLMEYEN BIR CEZANIN IDARI DÜZENLEMEYLE GETIRILMESININ, "CEZANIN KANUNLA KONULMASI" GENEL KURALININ IHLALI ANLAMINDA OLDUGU HK.

 

1995 yilina ait "Muhtasar Beyannamelere iliskin Yillik Bildirim"i 235 sayili Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi ile belirlenen süreden sonra veren davaci adina Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355 inci maddesi uyarinca özel usulsüzlük cezasi kesilmistir. Edirne Vergi Mahkemesinin
29.5.1996 günlü ve 1996/250 sayili karariyla; 235 sayili Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi ile stopaj gelir vergisi ve katma deger vergisi mükellefleri için, tebligde açiklanan esaslar çerçevesinde yillik bildirim verme zorunlulugu getirilip, tebligin son paragrafinda da yillik
bildirimleri belirlenen sürede vermeyenler ile eksik veya yaniltici olarak düzenleyenler hakkinda Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355 inci ve 361 inci maddeleri uyarinca islem yapilacaginin belirtildigi, olayda 1995 yilina ait muhtasar beyannameye iliskin bildirimi tebligde öngörülen 20.1.1996 tarihi yerine bu tarihten sonra 24.1.1996 gününde vergi dairesine verdigi ihtilafsiz olan davaci adina kesilen özel usulsüzlük cezasinda kanuna aykirilik bulunmadigi gerekçesiyle davanin reddine karar verilmistir.

 

Davaci, söz konusu cezanin kanuni dayanaktan yoksun oldugunu ileri sürerek, kararin bozulmasini istemektedir.


213 sayili Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1 inci maddesinde, Bu Kanun'un 86, 148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numarali bendi hükümlerine çekinme sebebi olmaksizin riayet etmeyenlerden, birinci sinif tüccarlar ve bilanço esasina göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabi hakkinda ... lira özel usulsüzlük cezasi kesilecegi öngörülmüstür.


Bu maddede ceza kesilebilmesi için dayanak gösterilen Vergi Usul Kanunu'nun 86 nci, 148 inci ve 257 nci maddeleri, esas olarak matrah takdiri ve vergi incelemeleri için zirai kazançlar il ve merkez komisyonlari ile Maliye Bakanliginin ve vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarin isteyecekleri bilgileri vermek yönünden mükelleflere yüklenen ve uyulmasi zorunlu kilinan ödevleri düzenlemekte olup, devamli bilgi verme keyfiyeti ise Kanun'un 149 uncu maddesiyle getirilmistir. Maliye Bakanligi yukarida anilan 148 ve 149 uncu maddelerin verdigi yetkiden hareketle 235 sira numarali Vergi Usul Kanunu Genel Tebligini yayimlamistir. Bu tebligle getirilen "Muhtasar beyannamelere Iliskin Yillik Bildirim", Vergi Usul kanununun 148 inci maddesinde belirtilen ve mükerrer 355 inci madde uyarinca uyulmamasi halinde özel
usulsüzlük cezasi kesilmesini gerektiren "bilgi verme" niteliginde bir düzenleme degil 149 uncu maddesinde düzenlenen "devamli bilgi verme" kapsaminda Bakanlikça yapilan bir düzenlemedir. 149 uncu maddeye göre mükelleflere getirilen bir ödev, davaci hakkinda uygulanan cezanin dayanagi olan mükerrer 355 inci maddede öngörülmedigine göre, söz konusu bildirimi vermeyen veya bu konudaki yükümlülügü süresinde yerine getirmeyen mükellefler hakkinda uygulanmasi mümkün olmayip, böyle bir düzenleme cezanin kanuniligi ilkesine aykiri oldugu gibi kanunda öngörülmeyen bir cezanin idari düzenlemeyle konulmasi sonucunu dogurur ki idari cezalar için de geçerli olan "cezanin kanunla konulmasi" genel
kuralinin ihlali anlamindadir. Bu itibarla kanuna aykiri olarak davaci adina ceza kesilmesinde ve bu cezaya karsi açilan davayi reddeden mahkeme kararinda isabet görülmemistir.

Bu nedenle davaci temyiz isteminin kabulü ile Edirne Vergi Mahkemesinin 1996/250 sayili kararinin bozulmasina, karar verildi

 

 

 

Dairesi

Karar Yili

Karar No

Esas Yili

Esas No

Karar Tarihi

DOKUZUNCU DAIRE

2001

4929

2000

518

21/12/2001

KARAR METNI

 

UYUSMAZLIKTA KATMA DEGER VERGISINE ILISKIN YILLIK BILDIRIM VERILMESI HUSUSU YÜKÜMLÜYE CEZA KESILMEDEN ÖNCE BIR YAZI ILE BILDIRILMEDIGINDEN 213 SAYILI KANUNUN MÜKERRER 355.MADDESI UYARINCA KESILEN ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASINDA ISABET BULUNMADIGI HK.

Temyiz Isteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlügü
Karsi Taraf : ...
Istemin Özeti : Yükümlünün 1998 yilina iliskin katma deger vergisi beyannamelerine ait yillik bildirimi süresinde vermediginden bahisle adina kesilen özel usulsüzlük cezasinin terkini istemiyle açilan davayi; 213 sayili Kanunun 148/1. maddesinde, kamu idareleri ve müesseselerin, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diger gerçek ve tüzel kisilerin Maliye Bakanliginin veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarin isteyecekleri bilgileri vermeye mecbur olduklarinin hükme baglandigi, anilan Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan mükerrer 355. maddesinde, bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256. ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezasi kesileceginin açiklandigi, anilan maddenin son fikrasinda ise bu hükmün uygulanmasi için 148. madde geregince bilgi istenilirken yapilacak tebliglerde, bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmedigi, eksik veya yaniltici bilgi verildigi takdirde haklarinda Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmasi cihetine gidileceginin ilgililere yazili olarak bildirilmesi gerektiginin belirtildigi, yukarida belirtilen maddeye göre ceza kesilebilmesi için yükümlülerden bilgi veya bildirimlerin verilmesinin yazili olarak istenilmesi ve tayin olunan sürede yerine getirilmemesi halinin mevcut olmasi gerektigi, olayda yükümlünün 1998 yilina ait katma deger vergisi yillik bildirimi 25 Haziran 1999 tarihine kadar vermesi gerekirken bu sürede verilmediginden bahisle 213 sayili Kanunun mükerrer 355. maddesine göre özel usulsüzlük cezasi kesildigi, ancak ceza kesilmeden önce davali idare tarafindan yillik bildirimin yazili olarak istenilmediginin anlasildigi, bu durumda katma deger vergisine iliskin yillik bildirim verilmesi hususunun bir yaziyla istenilmesi yoluna gidilmeden kesilen özel usulsüzlük cezasinda isabet görülmedigi gerekçesiyle kabul ederek özel usulsüzlük cezasini terkin eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayili kararinin; 235 Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebligi hükümleri uyarinca kesilen özel usulsüzlük cezasinin yerinde oldugu ileri sürülerek bozulmasi istenilmektedir.
Savunmanin Özeti : Cevap verilmemistir.
Savci Cavit Zeybek'in Düsüncesi : Davaci Kooperatife; talebi dogrultusunda, Maliye Bakanliginca 9.4.1999 tarih ve 013614 sayili genel yazisiyla 25.6.1999 tarihinde kadar beyanname verme süresi verildikten sonra, 21.7.1999 tarihinde katma deger vergisi beyannamesinin verilmesinden dolayi 213 sayili Yasanin 355.maddesine göre özel usulsüzlük cezasi kesilmesinde yasal bir isabetsizlik bulunmamaktadir.
Bu nedenle, vergi mahkemesi kararinin bozulmasi gerekecegi düsünülmüstür.
Tetkik Hakimi Canan Koçyigit'in Düsüncesi : Ileri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararinin bozulmasini gerektirecek nitelikte bulunmadigindan temyiz isteminin reddi gerekecegi düsünülmektedir.
TÜRK MILLETI ADINA
Hüküm veren Danistay Dokuzuncu Dairesince isin geregi görüsüldü:
Temyiz edilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve ... sayili kararinda, 2577 sayili Idari Yargilama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fikrasinda sayilan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadigi anlasildigindan temyiz isteminin reddine, anilan Mahkeme kararinin onanmasina 21.12.2001 tarihinde oybirligi ile karar verildi.

 

 

 

 

 

Dairesi

Karar Yili

Karar No

Esas Yili

Esas No

Karar Tarihi


Bu haber 10586 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

VERGI CEZALARI DAVA DILEKÇELERI

Yurt Disi Borçlanma Hakki Kaldirilabilir mi ?

Yurt Disi Borçlanma Hakki Kaldirilabilir mi ? Sosyal Güvenlik Uzmani Fuat TÜTÜNCÜOGLU nu son 1 ay içinde dikkate alan Yüzlerce Gurbetçi kazandi

2011 YILI MUHASEBE ILE ILGILI UYGULAMALAR VE DEGISIKLIKLER

2011 YILI MUHASEBE ILE ILGILI UYGULAMALAR VE DEGISIKLIKLER 2011 YILI MUHASEBE ILE ILGILI UYGULAMALAR VE DEGISIKLIKLER

FRANSAYA TESEKKÜRLER

Ofisimize göstermis olduklari ILGI ve GÜVEN için
GURBETÇILERIMIZE
sonsuz tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurtdisi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani

E M E K L I L E R I M I Z

Emeklilerimiz ile ilgili Görsel ve Bilgileri
www.fuattutuncuoglu.net
web adresimizden inceleyebilirsiniz.
Güveniniz için sonsuz Tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Uzmani

ISTATISTIK



PRATİK LİNKLER

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

YURT DISI EMEKLILIK IÇIN MÜRACAAT ETTINIZ MI






Tüm Anketler

Almanyaya TESEKKÜRLER

Ofisimize göstermis olduklari ILGI ve GÜVEN için
GURBETÇILERIMIZE
sonsuz tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurtdisi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani

Sayin Kullanici ve Ziyaretçimiz, www.sosyalguvenlikmusaviri.net sitemiz is ve sosyal güvenlik konusunda , bilgilendirme amaçli mevzuat, bilgi ve kültür platformudur. Web Sitemiz; 1 - Sitedeki bilgilerin kesinlik, dogruluk ve güvenilirligini, kullanicilarin ihtiyaçlarini karsilayacagini garanti etmez. 2 - Sitede yer alan bilgilerin kullanilmasindan dogan veya dogabilecek, dolayli veya dolaysiz zararlardan sorumlu degildir. 3 - Sitemizden linki verilen her türlü web sitesi, program, nesriyat, kitap, dergi ve bezerlerinin içeriginden ve kullanimindan dogacak/dogabilecek olumlu/olumsuz zararlardan sorumlu tutulamaz. Sitemizde yer alan yazi, makale, açiklama, bilgi ve içerigin tüm haklari 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu dogrultusunda web sitemize aittir. Sitemizden herhangi bir sekilde kopyalama, alinti yapilmasi, ticari amaçli kullanilmasi, baska bir yerde yayinlanmasi yasaktir. Ancak web sitemiz kaynak gösterilmek kaydiyla, kismen alinti yapilarak baska yerde yayinlanabilir. Saygilarimla .. FUAT TÜTÜNCÜOGLU - Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapi: MyDesign Haber Sistemi