Yurt Disi Emeklilik ve SSK BILGI BAGKUR Uzmani
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

H U K U K B Ü R O M U Z

IS VE SOSYAL GÜVENLIK HUKUKU
YURT DISI EMEKLILIK
TENFIZ ( Tanima )
GAYRIMENKUL
KIRA - TAHLIYE
ISÇI ALACAKLARI
SIRKET

DAVALARINIZ IÇIN 
HUKUK BÜROMUZU
ARAYINIZ.
 
Av.Nesat DINER
0232 / 446 34 48
0232 / 483 30 09
0544 / 483 30 09
0532 / 392 25 62

BIR ILKI BASARDIK

Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani Fuat TÜTÜNCÜOGLU'nun
Degerli müsterileri artik isleri ile ilgili ( Mahkeme ve Emeklilik durumlarini ) 
telefon ve mail ile degil Hazirlanmakta olan
yurtdisiemeklilikuzmani.
com
sitemize girerek,verilecek olan sifre ile kendileri görebilecektir.
Bu ... ! Sosyal Güvenlik Alaninda TÜRKIYEDE BIR ILK olacaktir.
Bizlere güvenen Tüm Yurttaslarimiza,Dostlarimiza Tesekkür ederim.
 
Saygilarimla
 
Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani
 
0232/4463448-4833009
www.fuattutuncuoglu.com

FUAT TÜTÜNCÜOGLU

FUAT TÜTÜNCÜOGLU
YÖNETIMINDE OKUL TADINDA
BIRE BIR UYGULAMALI EGITIM
2021 YILI SOSYAL GÜVENLIK
UZMANLARININ
YILI OLACAK

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BUGÜN

DOGUM BORÇLANMASINDA HARIKA BIR KARSI OY

DOGUM BORÇLANMASINDA HARIKA BIR KARSI OY

Tarih 22 Agustos 2013, 14:00 Editör FUAT TÜTÜNCÜOGLU

Borçlanabilecek kisinin sigortali olmasi gerektiginden söz edilmesi, hiçbir zaman önceden sigortali olarak tescil edilmis olmasi gerektigi anlamina gelmez. Sigortali sözcügü, borçlanacak kisinin 4/a sigortalisi olmasi gerektigini amaçlar. Zira 2 yillik dogum borçlanmasi sadece 4/a sigortalilarina taninmis bir haktir. Mutlaka 4/a sigortalisi olarak tescilinin bulunmasi gerekirse de bu tescilin dogumdan önce yapilmasi gerektigi söylenemez. Kanun koyucunun aksini akçikça söyledigi hal, (F) bendinde yer almaktadir. Bu bentte sigortali iken tutuklanan veya mahkum edilenlerin beraat etmeleri halinde borçlanabilecegini düzenlemistir. Kanun koyucunun önceden dogum yaptigi halde sonradan sigortaya tescil edilenlere verdigi borçlanma hakkini, açik bir yasal engel bulunmadigi halde engellemek sosyal güvenlik ve adalet ilkelerine açikça aykiridir.

Dogum Borçlanmasi

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas: 2011/10-311
  • Karar: 2011/322
  • Karar Tarihi: 18.05.2011
DOGUM BORÇLANMASI TALEBININ REDDINE ILISKIN KURUM ISLEMININ IPTALI DAVASI – DAVACININ GERÇEKLESTIRDIGI DOGUMLAR SEBEBIYLE DOGUM BORÇLANMASI YAPAMAYACAGI GÖZÖNÜNDE TUTULMAKSIZIN HÜKÜM KURULMASININ ISABETSIZLIGI – HÜKMÜN BOZULDUGU
ÖZET: Somut olayda, ilk kez 506 sayili Kanun kapsaminda 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortali oldugu anlasilan davacinin, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçeklestirdigi dogumlar sebebiyle dogum borçlanmasi yapamayacagi göz önünde tutulmaksizin yanilgili degerlendirme ile yazili sekilde hüküm kurulmasi usul ve yasaya aykiri olup bozma nedenidir. O halde, davali Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlari kabul edilmeli ve hüküm bozulmalidir.
(5510 S. K. m. 4, 41, 82)  (Hizmet Borçlanmasi Islemleri Hakkinda Genelge I- 5510 Sayili Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapilacak Borçlanmalar ) (10.HD. 05.04.2010 T.  2009/17858 E., 2010/4907 K.)
Dava Ve Karar: Taraflar arasindaki davasinda yapilan yargilama sonunda; Izmir 6. Is Mahkemesince davanin kismen kabulüne dair verilen 11.11.2009 gün ve 2009/606 E., 2009/523 K. sayili kararin incelenmesinin taraf vekilleri tarafindan istenilmesi üzerine,
Yargitay 10. Hukuk Dairesinin 05.04.2010 gün ve 2009/17858 E., 2010/4907 K. sayili ilami ile;
(…1-Dosyadaki yazilara, toplanan delillere ve hükmün dayandigi gerektirici sebeplere göre davaci vekilinin temyiz itirazlarinin reddi gerekir.
2-Davali Kurumun temyizine gelince; Uyusmazlik, öncelikle 5510 sayili Kanunun 41/1-a maddesi ile hukukumuzda ilk kez düzenlenen ve kisaca doguma dayali borçlanma olarak nitelendirilebilecek borçlanma hakkinin, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önceki dogum olaylarina uygulanip uygulanmayacagi, dogum sirasinda aktif sigortali olma sartinin aranip aranmayacagi ve sigortalilik baslangiç tarihinden önceki dogumlar sebebiyle bu hakkin kullanilip kullanilamayacagi noktalarinda toplanmaktadir.
5510 sayili Kanunun, baslikli, 41/1-a maddesinde;
hükmü düzenlenmistir.
Sosyal güvenlik hukukunun özel ve kamusal niteligi itibariyla ve 5510 sayili Kanunda, anilan hükümle getirilen, sigortalilarin lehine olan bu borçlanma hakkinin, Kanunun yürürlügünden önceki dogum olaylarina uygulanmasini engelleyen bir düzenlemenin olmamasi da gözetildiginde, 5510 sayili Kanundan önce meydana gelmis dogum olaylarina da uygulanabilecegini kabul etmek gereklidir. Mahkemenin buna dair kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
Doguma dayali borçlanma hakkindan yararlanabilmek için dogum sirasinda aktif sigortali olma sartinin aranip aranmayacagi hususunda ise, geçmiste hizmet akdine dayali olarak zorunlu sigortalilik tescilinin yapilmis olmasi, bu haktan yararlanabilmesi için yeterli sayilmalidir. Kadinin fiziksel yapisi, dogurganlik islevi, aile yükümlülükleri ile çalisma yasamindaki konumu yaninda, dogum borçlanmasiyla amaçlanan sonucun tam olarak elde edilebilmesi için, bu tip borçlanmalarda aranan dogum öncesi sigortalilik, herhangi bir süre sinirina tabi tutulmamalidir. Aksine bir yorum, kanunda bu yönde bir sinirlamanin olmadigi da gözetildiginde, sosyal güvenlik hakkina aykirilik olusturacaktir.
Doguma dayali borçlanma talep tarihinde sigortali olmanin gerekip gerekmeyecegi noktasinda ise, Kanun koyucunun bahis konusu düzenlemede, doguma dayali borçlanma hakkini verdigi kisinin borçlanma talep tarihinde sigortali olmasini gerekli gören bir ifadeye yer vermedigi ve bu düzenlemeye göre sigortali olanlarin yaninda, hak sahiplerinin de, yazili talepte bulunmalari halinde borçlanabilecekleri dikkate alindiginda, böyle bir sartin var olmadigi belirgindir.
Somut olayda, ilk kez 506 sayili Kanun kapsaminda 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortali oldugu anlasilan davacinin, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçeklestirdigi dogumlar sebebiyle dogum borçlanmasi yapamayacagi göz önünde tutulmaksizin yanilgili degerlendirme ile yazili sekilde hüküm kurulmasi usul ve yasaya aykiri olup bozma nedenidir.
O halde, davali Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlari kabul edilmeli ve hüküm bozulmalidir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapilan yargilama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmistir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararinin süresinde temyiz edildigi anlasildiktan ve dosyadaki kagitlar okunduktan sonra geregi görüsüldü:
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Dava, Kurum isleminin iptali istemine iliskindir.
Davaci vekili, davacinin ilk defa sigortali olarak çalismaya basladigi tarihten önce yapmis oldugu iki dogum sonrasi ikiser yillik süreyi 5510 sayili Kanunun 41. maddesi uyarinca borçlanma talebinin Kurumca, dogum tarihlerinden önce çalismaya baslamamasi nedeniyle reddedildigini, Kanunda yer almayan bu sartin Kurum genelgeleri ile getirilemeyecegini, kanun koyucu aksini amaçlasa idi anilan madde metnine seklinde bir ibare konulabilecegini, maddenin amacinin dogum nedeniyle çalisilmadan geçirilen sürelerin sosyal güvenlik açisindan degerlendirilmesi oldugunu beyanla davacinin dogum borçlanmasi talebinin reddine yönelik Kurum isleminin iptali ile dogum borçlanma tutarinin talep tarihine göre belirlenmesini talep ve dava etmistir.
Davali Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, 5510 sayili Kanunun 41. maddesinin hizmet akdiyle çalisirken dogum nedeniyle isten ayrilan veya çalisamayan sigortalilar için çalisilmadan geçirilen sürelerin borçlanma ile hizmet olarak degerlendirilmesi amaciyla getirildigini belirterek davanin reddini savunmustur.
Yerel mahkemece, 5510 sayili Kanunun 41. maddesinde borçlanma talebinde bulunan kadinin talep tarihinde sigortali olmasi kosulunun yer aldigi ancak dogum tarihinden önce sigortali olmasi gerektigine iliskin bir ibare olmadigi, amaç bu olsa idi madde metninde açikça bu hususun belirtilmesinin mümkün oldugu, ayrica maddede yer alan ifadesinin sigortalilik öncesi dönemlerin borçlanilma imkanini açikça gösterdigi gerekçesiyle davacinin borçlanma talebinin her dogum için alti ay olmak üzere davanin kismen kabulüne karar verilmistir.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar Özel Dairece yukarida açiklanan gerekçelerle bozulmus, yerel mahkeme önceki gerekçesini tekrarlamak suretiyle ilk kararda direnmistir.
Direnme karari taraf vekillerince temyiz edilmektedir.
I- Davaci vekilinin temyizi yönünden yapilan incelemede;
Yerel mahkemece verilen kismen kabul kararina karsi davaci vekili tarafindan yapilan temyiz itirazlari Özel Dairece reddedildiginden, davacinin direnme kararini temyizde hukuki yarari bulunmamaktadir.
Bu nedenle davaci vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
II-Davali Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyizine gelince;
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik, doguma dayali borçlanma hakkinin sigortalilik baslangiç tarihinden önceki dogumlar yönünden de kullanilip kullanilamayacagi, diger bir ifade ile borçlanma hakki için dogum öncesinde sigortali olmasinin gerekli olup olmadigi noktasinda toplanmaktadir.
Davanin yasal dayanagi 01.08.2008 tarihinde yürürlüge giren 5510 sayili Sosyal Sigortalar Ve Genel Saglik Sigortasi Kanununun 17.04.2008 tarih 5754 sayili Kanunun 67. maddesi ile Degisik 41/1-a maddesidir.
5510 sayili Kanunun, baslikli, 41. maddesinde:
<… Bu Kanuna göre sigortali sayilanlarin;
a) (Degisik: 17/4/2008-5754/67 md.) Kanunlari geregi verilen ücretsiz dogum ya da analik izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fikrasinin (a) bendi kapsamindaki sigortali kadinin, iki defaya mahsus olmak üzere dogum tarihinden sonra iki yillik süreyi geçmemek kaydiyla hizmet akdine istinaden isyerinde çalismamasi ve çocugunun yasamasi sartiyla talepte bulunulan süreleri,
b) Er veya erbas olarak silah altinda veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin birinci fikrasinin (c) bendi kapsaminda olanlarin, personel mevzuatina göre ayliksiz izin süreleri,
d) Sigortali olmaksizin doktora ögrenimi veya tipta uzmanlik için yurt içinde veya yurt disinda geçirdikleri normal doktora veya uzmanlik ögrenim süreleri,
e) Sigortali olmaksizin avukatlik stajini yapanlarin normal staj süreleri,
f) Sigortali iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltina alinanlardan bu suçtan dolayi beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltinda geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen süreleri (17/4/2008 tarihli ve 5754 sayili Kanunun 67 nci maddesiyle; bu arada yer alan ibaresi yürürlükten kaldirilmistir.),
h) Hekimlerin fahri asistanlikta geçen süreleri,
i) Seçim kanunlari geregince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapildigi tarihi takip eden ay basina kadar açikta geçirdikleri süreleri,
i) (Ek: 13/2/2011-6111/30 md.) Bu bendin yürürlüge girdigi tarihten sonraki sürelere iliskin olmak üzere, 4857 sayili Kanuna göre kismi süreli is sözlesmesi ile çalisan sigortalilarin, kismi süreli çalistiklari aylara ait eksik süreleri, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazili talepte bulunmalari ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sinirlari arasinda olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancin % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebligi tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri sarti ile borçlandirilarak, borçlandirilan süreleri sigortaliliklarina sayilir. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/30 md.) (i) bendi kapsaminda borçlanilacak sürelere iliskin genel saglik sigortasi primlerinin ödenmis olmasi halinde, genel saglik sigortasi primi ödenmis bu sürelere iliskin borçlanma tutari % 20 orani üzerinden hesaplanir.
Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni basvuru sarti aranir. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayilmaz. Borçlanma sürelerinin ne sekilde belgelenecegini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortaliligin baslangiç tarihinden önceki süreler için borçlandirilma halinde, sigortaliligin baslangiç tarihi, borçlandirilan gün sayisi kadar geriye götürülür. Sigortalilik borçlanmasi ile aylik baglanmasina hak kazanilmasi durumunda, ilgililere borcun ödendigi tarihi takip eden ay basindan itibaren aylik baglanir.
Borçlanilan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel saglik sigortasi bakimindan;
a) Birinci fikranin (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri geregi borçlananlar, borçlandigi tarihteki 4 üncü maddenin birinci fikrasinin ilgili bendine göre,
b) (Degisik: 13/2/2011-6111/30 md.) Birinci fikranin (c) ve (i) bentleri geregi borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fikrasinin (c) bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fikrasinin (a) bendine göre,
sigortalilik süresi olarak degerlendirilir…>
hükmü yer almaktadir.
Bilindigi üzere hizmet borçlanmasi, prim ödemeden geçen sürelere ait primleri sonradan ödemek suretiyle, bu süreleri prim ödeme gün sayisina ve bazen de sigortalilik süresine ekleme olanagi veren bir sosyal sigorta islemidir.
5510 sayili Kanunun 41. maddesi ile sosyal güvenlik mevzuatimizda daha önce var olan yurtdisi hizmet borçlanmasi, askerlik borçlanmasi ile grev ve lokavtta geçen sürelerin borçlanilmasi haklarina ek olarak getirilen yeni borçlanma haklarindan biri de doguma dayali borçlanma hakkidir.
Doguma dayali borçlanma hakki 5510 sayili Kanunun ilk seklinde öngörülmemisken 5754 sayili Kanunla yapilan degisiklik ile maddeye eklenmistir (R.G. 08.05.2008, 26870).
Konuya iliskin olarak ikincil mevzuata kisaca bakildiginda hizmet borçlanmasi islemlerinin usul ve esaslari hakkinda önce 28.09.2008 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafindan teblig yayinlandigi ve bunu 26.12.2008 gün ve 2008/111 sayili Genelge’nin takip ettigi; bu arada 28.08.2008 tarihinde yayimlanan Sosyal Sigortalar Islemleri Hakkinda Yönetmelikte konu ile ilgili düzenlemelere yer verilmis ise de anilan yönetmeligin halen yürürlükte bulunan ve 12.05.2010 tarihinde yayimlanan yönetmelik ile yürürlükten kaldirildigi; öte yandan Kurumca 01.07.2010 tarihinde Hizmet Borçlanma Islemlerinin Usul Ve Esaslari Hakkinda bir teblig yayimlanarak, 16.09.2010 gün ve 2010/106 sayili Genelge ile 2008/111 sayili Genelge’de degisiklikler yapildigi görülmektedir.
5510 sayili Kanunun 41/1, a maddesi metninde 5510 sayili Kanunun 4/1-a maddesi kapsamina giren kadin sigortalilara doguma dayali borçlanma hakki taninmistir. Buna göre 5510 sayili Kanunun 4/1-a bendi kapsamindaki sigortalilar dogum tarihinden sonra iki yillik süreyi geçmemek kaydiyla hizmet akdine istinaden isyerinde çalismamasi ve çocugunun yasamasi sartiyla talepte bulunulan süreleri borçlanabileceklerdir.
Anilan maddede yer verilen borçlanma imkaninin, dogrudan ve açikça sadece 4/1, a maddesi kapsamindaki sigortalilara taninmis olmasi, borçlanma talebinde bulunanin dogum tarihinden önce 4/1-a bendi kapsaminda çalismasi olgusunun arandigini; bunun da dogal olarak dogumdan önce sigortali olmayi gerektirdigi açiktir.
Öte yandan maddenin ancak sigortali olarak çalisan kadin tarafindan kullanilabilecek olan ücretsiz dogum ya da analik izni sürelerine iliskin olmasi ve borçlanilacak sürenin dogum tarihinden sonra iki yillik süreyi geçmemek kaydiyla hizmet akdine istinaden isyerinde çalismayacagi süre olarak tanimlanmasi da, bu imkandan yararlanabilmek için dogum öncesi çalisiyor olmanin, yani sigortaliligin zorunlu oldugunu göstermektedir.
Konuyla ilgili olarak 5510 sayili Kanunda degisiklik yapan 5754 sayili Kanuna iliskin TBMM alt komisyon raporunda bu degisiklik hakkinda, ücretsiz dogum ya da analik izin sürelerinin de borçlanilabilecek sürelerden sayildigi, bu sürelerde kadin çalisanlarin dogum ve çocuk bakimi gibi özel bir durum nedeniyle izin kullandigi, bunun sonucunda dogum yapan kadinin sosyal güvenlik alanindaki bu hakki kullanmasindan dolayi emeklilikle ilgili sürelerini tamamlamak için ortaya çikan bir maliyete katlanmak zorunda kalacagi, oysa çocuk bakiminin ayni zamanda toplumsal olarak Devletin de üstlenmesi gereken bir sorumluluk oldugu… görüslerine yer verilmistir. Böylelikle prim yatirma imkani bulunamadigi halde yasa koyucunun çesitli saiklerle sigortalilik imkani sunmak ve prim süresine eklemek istedigi bu gibi dönemlerin telafisine yönelik getirilen borçlanma müessesesinin amaci da gerçeklesmis olacaktir.
Görüldügü üzere, maddenin amacinin dogum yapan kadinin çalisamadigi dönemde uzun vadeli sigorta kollari yönünden magduriyetini gidermek oldugu, ifadesi ile dogum yapilan dönemde, 5510 sayili Kanunun 4/1-a bendi kapsaminda sigorta kadina çalisamadigi ve prim ödeyemedigi sürenin borçlanilmasi imkani getirilmek suretiyle madde gerekçesindeki amacin gerçeklestirildigi görülmektedir.
Kanun koyucu tarafindan bu amaca uygun olarak 41/1-a bendinde dogum borçlanmasi yapilabilmesi için ön kosul olarak 4/1-a bendi kapsaminda sigortali kadin olmasi sartinin öngörüldügü, diger bentlerde ise böyle bir ön kosula yer verilmedigi, dolayisiyla kanun koyucunun dogum borçlanmasina iliskin bentte iradesini ön kosulunu açikça koydugu anlasilmaktadir.
Yapilan açiklamalarin isiginda 5510 sayili Kanunun 41/1-a maddesi uyarinca dogum nedeniyle çalisma hayatindan bir süre ayri kalan kadin sigortalilara önceden tescil edilmis olmak kosuluyla borçlanma hakki taninmis olup, dogum nedeniyle çalisilmayan iki yillik sürenin borçlanilmasi olanaginin sadece 4/1, a kapsaminda sigortali kadina taninmis olmasi karsisinda sigortali olarak tescil tarihinden önce gerçeklesen dogumlar nedeniyle borçlanma yapilamayacaktir.
Yeri gelmisken 5510 sayili Kanunun 41. maddesinin 4. fikrasinda yer alan hükmünün, sigortalilik öncesi dogumlar yönünden borçlanma imkanina isaret edip etmedigi de irdelenmelidir.
Öncelikle anilan fikranin maddede yer alan tüm borçlanma halleri için uygulanmasi mümkün degildir, zira fikra yalnizca sigortalilik öncesini ilgilendiren bir grup borçlanma imkanina yönelik olup, maddenin (b) ve (c) bentlerinde yer verilen iki durumda oldugu gibi, dogrudan sigortalilik öncesine iliskin borçlanma hallerinde uygulanmasi ve dikkate alinmasi mümkündür.
Ayrica yasanin açikça sigortalilik sonrasi olmasi gerektigini düzenledigi borçlanma imkanlari da bulunmaktadir ki, (f) bendinde yer alan sigortali iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltina alinanlardan bu suçtan dolayi beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltinda geçen süreleri ve (g) bendindeki grev ve lokavtta geçen süreler bunun açik örnegi durumundadir. Bu halde de anilan fikranin uygulanma imkaninin bulunmadigi, dolayisiyla borçlanma halinin sigortalilik baslangiç tarihini geriye götürmesine iliskin fikranin maddede düzenlenen her borçlanma halinde uygulanmak üzere düzenlenmedigi açiktir.
Belirtildigi gibi bu düzenleme, borçlanma imkanlarinin tümüne degil, sigortalilik öncesine iliskin olanlarina yöneliktir ve 4/1-a bendi kapsaminda çalisma ve hizmet akdine istinaden isyerinde çalismamanin ön sart olarak arandigi dogum borçlanmasina uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadir.
Hukuk Genel Kurulundaki görüsmeler sirasinda, 5510 sayili Kanunun 4/1-a maddesine yapilan atfin Kanunun 4/1-b ve c bentlerine tabi olan sigortalilarin borçlanma hakki olmadiginin belirtilmesi amaciyla yapildigi, aksi düsünce halinde kanun koyucunun <çalisiyorken> veya benzeri ifadelere madde metninde yer vermesi gerektigi ve sigortalilik baslangiç tarihinin geriye yürütülmesine imkan taninmasi karsisinda dogum tarihinden önce sigortali olma sartina maddede yer verilmedigine iliskin görüsler ifade edilmis ise de çogunluk tarafindan yukarida açiklanan gerekçelerle bu görüse itibar edilmemistir.
Yeri gelmisken belirtilmelidir ki, borçlanma talep tarihinde 4/1, a bendi kapsaminda tescil edilmis olmanin yeterli sayilmasi, dogum öncesi sigortalilik ön sartinin aranmamasi durumunda, kanun koyucunun bu olanagi sadece m.4/1,a’lilara tanimis olmasinin bir anlami kalmayacaktir. Zira böyle bir durumda hükmün çok kolay bir sekilde dolanilmasi, çalisma öncesi dogum sürelerini borçlanmak isteyenlerin çok kisa süreler için m.4/1, a bendi kapsaminda tescil olunarak borçlanma yolunun tüm sigortalilara açilmasi mümkün hale gelecektir.
Sonuç olarak, m.4/1, a bendi kapsaminda tescil edilmisken yapilan dogumlar nedeniyle çalisilmayan iki yillik sürelerin -diger kosullarin varligi halinde- borçlanilabilecegi, tescil edilmeden gerçeklesen dogumlar nedeniyle borçlanma yapilamayacagi kabul edilmelidir (Ögr. Gör. Dr. E. Özkaraca, Legal Is Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, 26/2010, s. 523 vd).
Somut olay yukarida açiklanan ilkeler isiginda degerlendirildiginde, ilk kez 506 sayili Kanun kapsaminda 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortali oldugu anlasilan davacinin, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçeklestirdigi dogumlar sebebiyle dogum borçlanmasi yapamayacagi göz önünde tutulmaksizin yanilgili degerlendirme ile yazili sekilde hüküm kurulmasi isabetsizdir.
Açiklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiridir.
Bu nedenle direnme karari bozulmalidir.
Sonuç: 1-(I) numarali bentte açiklanan nedenlerle davaci vekilinin temyizde hukuki yarari bulunmadigindan temyiz dilekçesinin REDDINE,
2-Yukarida (II) numarali bentte açiklanan nedenlerle davali SGK vekilinin temyiz itirazlarinin kabulü ile, direnme kararinin Özel Daire bozma kararinda ve yukarida gösterilen nedenlerden dolayi BOZULMASINA, oyçoklugu ile karar verildi.
KARSI OY
Yerel Mahkeme ile Yüksek 10. Hukuk Dairesi arasindaki uyusmazlik, 5510 sayili Yasanin 41. maddesine göre dogum borçlanmasi yapabilmek için, önceden 506 sayili Yasaya göre tescil edilme kosulu bulunup bulunmadigi noktasinda toplanmaktadir.
5510 sayili Yasa, 01.10.2008 tarihinde yürürlüge girmis, 506 sayili Yasa bu yasa ile yürürlükten kaldirilmistir. Davanin Yasal dayanagini olusturan 5510 sayili Yasanin 41. maddesinin basliginda, asagidaki bentlere göre borçlanabilecegi kabul edilmistir. Ilk bakista borçlanma hükümlerinin, 5510 sayili Yasanin yürürlügünden itibaren sigortali sayilanlar veya 5510 sayili Yasaya göre sigortaliligi devam edenler hakkinda uygulanacagi söylenebilir. Ancak, Yasanin geçici 7. maddesi hükmüne göre, Madde hükmü, 5510 sayili Yasa öncesine ait sürelerin 41. maddeye göre borçlanilabilecegini de kabul etmektedir.
Dogum borçlanmasi 41. maddenin (a) bendi kapsamina girmektedir. Benttde iki ayri borçlanmadan söz edilmektedir. Birincisi, Kanunlari geregi verilen ücretsiz dogum ya da analik süreleri ile ilgilidir. Burada, 4857 sayili Is Kanunu veya 657 sayili Devlet Memurlari Kanunu gibi özel Kanunlardaki süreler kastedilmektedir. Ikinci tür borçlanma ile sadece eski 506 sayili sigortaliligin devami niteliginde olan 5510 sayili Yasanin 4/a bendine tabi sigortalilara özgü bir borçlanmadir. Bu cümlede 4/a bendi kapsaminda sigortaliktan söz edilmesi, diger bentlere tabi sigortalilarin borçlanamayacagi sadece 4/a sigortalilarinin borçlanabileceginin anlasilmasi bakimindan kullanilmistir. Dogum tarihinden sonraki iki yillik süre borçlanilabilecektir. Bu süre içerisinde çalisilan, yani sigortali olunan bir süre varsa, bu sürelerin borçlanilmasinda kisinin hukuki yarari bulunmadigindan, maddede bu açiklanmistir.
Borçlanabilecek kisinin sigortali olmasi gerektiginden söz edilmesi, hiçbir zaman önceden sigortali olarak tescil edilmis olmasi gerektigi anlamina gelmez. Sigortali sözcügü, borçlanacak kisinin 4/a sigortalisi olmasi gerektigini amaçlar. Zira 2 yillik dogum borçlanmasi sadece 4/a sigortalilarina taninmis bir haktir. Mutlaka 4/a sigortalisi olarak tescilinin bulunmasi gerekirse de bu tescilin dogumdan önce yapilmasi gerektigi söylenemez. Kanun koyucunun aksini akçikça söyledigi hal, (f) bendinde yer almaktadir. Bu bentte sigortali iken tutuklanan veya mahkum edilenlerin beraat etmeleri halinde borçlanabilecegini düzenlemistir. Kanun koyucunun önceden dogum yaptigi halde sonradan sigortaya tescil edilenlere verdigi borçlanma hakkini, açik bir yasal engel bulunmadigi halde engellemek sosyal güvenlik ve adalet ilkelerine açikça aykiridir.
Öte yandan, 41. maddede yer alan ortak hükümlerde, sigortalilik baslangicindan önceki sürelerin borçlanilmasi halinde sigortalilik baslangicinin borçlanilan süre kadar geriye götürüleceginden söz edilmistir. Yasa koyucu burada da 41. maddenin (a) bendini ayrik tutmamistir.
Özetle, 5510 sayili Yasanin 41. maddesinin (b) bendinde, askerlik süresi ile ilgili borçlanma hakki uygulamasinda önceden sigortali olarak tescili aramamak, (a) bendindeki dogum borçlanmasinda ise önceden sigortali olarak tescil edilmis olmayi aramak erkek ve kadin sigortalilar arasinda bir ayrimciliktir. T.C.Anayasasi ise aksine hüküm içermektedir.
Sayin Çogunluk görüsüne, Yasanin açikça verdigi hakki ortadan kaldirdigindan katilamiyorum. (¤¤)

Bu haber 4442 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

BORÇLANMA

DENIZBANK A TESEKKÜR

DENIZBANK A TESEKKÜR DENIZBANK IZMIR SUBESI VE BÖLGE MÜDÜRLÜGÜNE TESEKKÜRLER

KABAHATI HEP SGK DA ARAMAYALIM

KABAHATI HEP SGK DA ARAMAYALIM IGNEYI KENDIMIZE ÇUVALDIZI BASKASINA

FRANSAYA TESEKKÜRLER

Ofisimize göstermis olduklari ILGI ve GÜVEN için
GURBETÇILERIMIZE
sonsuz tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurtdisi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani

E M E K L I L E R I M I Z

Emeklilerimiz ile ilgili Görsel ve Bilgileri
www.fuattutuncuoglu.net
web adresimizden inceleyebilirsiniz.
Güveniniz için sonsuz Tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Sosyal Güvenlik ve Emeklilik Uzmani

ISTATISTIK



PRATİK LİNKLER

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

YURT DISI EMEKLILIK IÇIN MÜRACAAT ETTINIZ MI






Tüm Anketler

Almanyaya TESEKKÜRLER

Ofisimize göstermis olduklari ILGI ve GÜVEN için
GURBETÇILERIMIZE
sonsuz tesekkürler

Fuat TÜTÜNCÜOGLU
Yurtdisi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani

Sayin Kullanici ve Ziyaretçimiz, www.sosyalguvenlikmusaviri.net sitemiz is ve sosyal güvenlik konusunda , bilgilendirme amaçli mevzuat, bilgi ve kültür platformudur. Web Sitemiz; 1 - Sitedeki bilgilerin kesinlik, dogruluk ve güvenilirligini, kullanicilarin ihtiyaçlarini karsilayacagini garanti etmez. 2 - Sitede yer alan bilgilerin kullanilmasindan dogan veya dogabilecek, dolayli veya dolaysiz zararlardan sorumlu degildir. 3 - Sitemizden linki verilen her türlü web sitesi, program, nesriyat, kitap, dergi ve bezerlerinin içeriginden ve kullanimindan dogacak/dogabilecek olumlu/olumsuz zararlardan sorumlu tutulamaz. Sitemizde yer alan yazi, makale, açiklama, bilgi ve içerigin tüm haklari 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu dogrultusunda web sitemize aittir. Sitemizden herhangi bir sekilde kopyalama, alinti yapilmasi, ticari amaçli kullanilmasi, baska bir yerde yayinlanmasi yasaktir. Ancak web sitemiz kaynak gösterilmek kaydiyla, kismen alinti yapilarak baska yerde yayinlanabilir. Saygilarimla .. FUAT TÜTÜNCÜOGLU - Yurt Disi Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmani
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapi: MyDesign Haber Sistemi